@helenachristensen

Filips Radyo

1932 Tünel Meydanı

“Bir ömürde birçok hayat yaşanır.”

Tatil Evi

Virüse çatmadan tatil geride kaldı. En az İstanbul’daki kadar tedbirliydik. Sahil de fazla kalabalık değildi. Azo inanılmaz mutlu oldu. Sudan çıkmadı, anneannesinin kucağına yatıp masallar dinledi, kedilerle oynadı, dönmek istemedi. 2 hafta daha kalsak gıkı çıkmazdı herhalde. ‘Yiymi gün kalalım’ deyip durdu.

Kulağını böcek soktu ve kulak öyle bir şişip kızardı ki. Önce rahattım sonra internette kulak şişmesi nedenlerini okudukça fenalıklar bastı. Sonuç olarak abartılı alerjik bir tepkiymiş, tadımızı kaçırmadan geçti.

Anneannemin evinden biraz eşya ayıkladık. Azıcık dokundu içime. Kendisi hayatta, ev de yerinde ama o bir daha çok sevdiği bu evine gelemeyecek. Öte yandan çocukluğumdan bu yana onlarca yaz geçirdiğim sahilde şimdi kendi çocuğum oynuyor. Çocuk güzel şey. 10GB oynayalım, leğene niye tekme atmıştın, taş çatlasa ne demek…

Dışarıdan su bile almadık (çubuklu dondurma hariç), o kısım biraz zorladı. Anacığım iki gün dinlenecekken mutfak mesaisi yapmak durumunda kaldı. O da kendi çocuğuna kıyamıyor.

Gece serin havanın çiçekli kokusu, gündüzün sıcağı, cırcır sesleri, ayın parlaklığı, mayoyla akşam kahvesinin keyfi. Yıllar geçse de, civarın çehresi değişse de bunlar değişmiyor. Zamanda gidip geliyor insan.