Sihanoukville Akşamları

sahil yemek

Plajlara dalıp Kamboçya Sihanoukville akşamlarınadn hiç söz etmediğimi fark ettim. Bunun başlıca nedeni şehirde akşamların sakinliği olmalı. Akşam yemeği hemen herkes için başlıca aktivite. Elbette sadece burada değil, dünyanın her yerinde isteyince geceyi uzatmak mümkün. Barıydı, sahil muhabbetiydi derken Sihanoukville’de de dışarıda sabahı edenler vardır mutlaka. Fakat bu grubun genç bir azınlık olacağı muhakkak.

barbeku

Barbekü ve deniz ürünlerinin oldukça revaçta olduğunu söyleyebilirim. Güzel de yapıyorlar. Deniz kenarı olduğu için karides, kalamar bol kepçe geliyor sofraya. Süt ürünleri, restoran dışı sokak yemekleri, kırmızı et, buz ve sosis Kamboçya’da ne olur ne olmaz diye kaçındığımız yiyecekler oldu.

lahmacun

Barberkü dışında bir şeyler yemek istenirse, hiç de fena olmayan İtalyan restoranları var. Hatta bunlardan birini bir Türk işletiyor: Olive & Olive. Türk restoranı değil de Akdeniz mutfağı olarak sınıflandırmış kendini. Menü de et ve İtalyan yemekleri var, bir de lahmacun!

olive

Kamboçyalı garsonun çabuk çabuk ‘lamcun’ diye not alması güldürdü bizi. Restoran sahibi de oradaydı, ‘yenga sana kuzu yaptırayım’ diye girdi muhabbete.  İnternette pek övmüşler, ambiyans yerinde ama biz yemekleri çok tutmadık. Ravioli çiğ geldi, benim kuzu da belli ki danaydı.

barlar

Akşamları yemekten sonra dükkanlara bakarak yürüyüş yapmak isteyen olursa, henüz ortada dükkan olmadığı için, sahil boyu sıralanan restoranların arasında ufak bir hazım yürüyüşü gerçekleştirilebilir. Yemek sonrası kahve için de, otel kafeleri dahil birkaç yerde makine kahvesi bulmak mümkün. 

bakkal

Dükkan yok ama diş macunu, bisküvi, su gibi küçük çapta ihtiyaçlar için yol kenarındaki bakkallardan genel ihtiyaç malzemeleri karşılanabilir. Tabii bu ithal malların fiyatları en lüks marketle yarışır seviyede olmak koşuluyla.

gunbatimi

Hava bulutsuzsa, deniz sonrası aktivitesi olarak güneşin batışı da izlenebilir. Sanki ilk kez oluyormuş gibi, güneşin ufukta kayboluşunun her seferinde ne kadar çok insanı kendine çekebildiğine, Sihanoukville’de bir kez daha şaşırdım.

Sıradaki durak yeniden Tayland. Sri Lanka diyorduk ama şu an Tayland’da öyle güzel bir hava ve bizim de hiç görmediğimiz öyle güzel kıyılar var ki, bu kadar yakınında olup da kayıtsız kalamayacağımızı fark ettik. Deniz, güneş kanımıza girdi işte yeniden.  Bu kez Tayland’ın, yine sahilleriyle meşhur, Krabi bölgesinde olacağız.

Otres Plajı

otresb

Kamboçya günlerinin sonuna yaklaşırken, Otres Plajı da ‘özlenecekler’ listemize girmiş bulunuyor. Burayı o kadar sevdik ki çevredeki diğer plajlar ya da küçük adalar bile aklımızı çelemedi.

otresplaj

Otres’i özel bir yere koyduk çünkü deniz güzel, plaj sakin ve neredeyse her gün gittiğimiz Dune adlı mekanda geniş şezlonglar, Fransız aşçı ve taze makine kahvesi var. Dünyada çok daha güzel plajlar olduğu bir gerçek fakat o plajların çoğunda az önce saydıklarımı aynı anda bulmak ne kadar mümkün?

plaj

Plaj çevresinde şu an eksik olan güzellik ve masaj salonlarının, manavların ya da bijuterilerin yerini Kamboçyalı genç kadınlar dolduruyor. Sattıkları mala göre epey yüksek ama turisti zorlamayacak fiyatlar söylüyorlar. 3 yıl önce geldiğimizde her şey 1 dolardı. Bu yıl 1 doların yüzüne bakan yok.

motor

Kamboçya’da hem trafik hem de polis korkusu nedeniyle daha önce motor kiralamamıştık ancak Sihanoukville bu konuda da ayrıcalıklı çıktı. ‘Trafik yok’ diyecek kadar az araç var sokakta.

tuktuk

Trafik tehlike olmaktan çıkınca polis de pek ortalarda görünmüyor herhalde. En azından biz ‘Gendarmerie Royale’ ibareli bir araç dışında hiç polisle karşılaşmadık. Tuk-tuk seçeneği hep var fakat motor her zaman daha hesaplı ve rahat bir seçenek. Tuk-tuk demişken, işte ilk kez burada karşımıza çıkan, arabadan bozma bir tür.

otres beach 033

Plajın hemen arkasındaki toprak yol sadece birkaç adım uzaklıkta ve bu bölgenin henüz bakir sayılacağının bir ispatı gibi kırmızı kırmızı uzanıyor.

bungalov

Bu çevrede denize sıfır ya da birkaç metre uzaklıkta, epey de temiz görünen bungalovlar var lakin ortak tuvalet ya da klimasızlık gibi cazip olmayan yanları herkese göre değil.

okuzler

Deniz sonrası otele dönüş yolunda her günkü manzara. Sahil, merkez ve oteller arası motorla birkaç dakikada alınan kısa bir mesafe. Ana yol asfalt fakat yan yollar yine toprak ve tümseği, tozu derken ilerlemesi epey zor oluyor.

Belki deniz belki toprak yollar ama işte bir şekilde günlük bir rota tutturduk ve Sihanoukville’de bundan sapmak da hiç içimizden gelmedi.

Kamboçya Sahilleri

otresplaj

Tapınaklar, kırlar, köyler derken sonunda Kamboçya’da deniz kenarına, Sihanoukville şehrine vardık. Kuzeyde ara ara bize hırka giydiren hava, aşağılara iner inmez tropikal telden çalmaya başladı. Sihanoukville’in gözde sahillerinden Ochheutal Plajı’na oldukça yakın olan Yanathyna Hotel’de kalıyoruz. Nasıl, yazı okunmuyor değil mi? Bilerek yaptım, bu isimlerin telaffuzu ile biz her gün ne eğleniyoruz, ne eğleniyoruz!

Sihanoukville

Kamboçya’da deniz havuz sıcaklığında, dibi kum, temiz bir deniz. Tropikal su rengini tam yakalayamıyor ama bu suyun rengi meselesi güneş ışınlarının açısından suyun tuz oranına, o kadar çok değişkene bağlıymış ki, şimdi nedir nedendir kısmını geçiyorum.

ochheutalplaj

İlk gün Occheutal Plajı‘na uğradık. Burası upuzun, tek tük turistlerin olduğu bir plaj. Aslında bu saydıklarım sayesinde, kulağa ideal bir plajmış gibi gelse de şemsiye olmaması, yeme-içme alternatifinin azlığı ve bir de bu plajın yerel halkın piknik mekanlarından biri oluşu, turistlerin burayı fazla tercih etmemesine yol açıyor. Yerel halkın piknik yeri derken, biz oradayken kumda piknikçi görmedik fakat etraftaki plastik kap kacaktan bu sonuç çıkıyor. Sahille ilgilenen hiçbir işletme olmayınca, kum gözle görülür şekilde çer çöp dolmuş. Sahil benimmiş gibi üzüldüğümü söyleyebilirim.

otresbeach

Ochheutal’in az ilerisinde Serendipity Plajı var ama burasının yüzme keyfinden çok, kıyıda eğlence arayanlara hitap ettiği söylendiği ve denizi pek övülmediği için henüz oraya uğramadık. Bizim bir sonraki durağımız Otres Plajı oldu. Yerli, yabancı işletmeler sahil boyunca yan yana kurulmuş. Özellikle yabancılar geniş şezlongları, şemsiyeleri, gölge altında masaları, hamakları ve tabii sayfa sayfa menüleriyle Otres’i kafa dinleyip denizin tadını çıkarmak için ideal bir plaja dönüştürmüşler.

flyboard

Şu ana dek ilk izlenimim, Asya’ya gelmişken farklı bir sahil kenti daha görmek için Sihanoukville ziyaret edilebilir. Örneğin bizim için harika bir durak oldu.  Ancak uzak ülkelerden gelecek olanlar için tek başına yeterli bir destinasyon olmayabilir. Yeni yeni ünlenen bu kentin tam teşekküllü olmak için birkaç senesi daha var diyeyim. Zaten turist sayısı da, tropikal iklimli bir sahil kentine göre düşük sayılır. Plajlar bir şekilde daha hızlı toparlanıyor gibi ama plaj dışına çıkıldığında yapacak fazla bir şey yok. Şık şıkıdım emekliler ile yeşil saçlı punk’lar akşam aynı restoranda buluşmak durumunda kalıyor.

Kamboçya Rotası Genel

kambocya harita

Kamboçya’yı gezmeye Siem Reap‘le başladık ve burada Angkor tapınaklarını, Siem Reap’in 2 yılda epey genişlemiş şehir merkezini ve ziyarete yeni açılmış sayılan Beng Mealea tapınağını gezdik. Şimdiye dek yediğim en güzel Hint yemeği (Dakshin’s Restaurant), SPA salonunda yeşil çay eşliğindeki muhteşem manikür,  sıcak francalalar, bisiklet maceramız, dış kapısında ayakkabılarımızı çıkardığımız otelimiz, her yemekten sonra aksatmadığımız ekler pasta ritüeli, yılmadan bıkmadan her önlerinden geçene ‘tuk-tuk sir?’ diye soran tuktukçular, tuktukçuların kendi aralarında bitmeyen el şakaları, bir çocuk kadar filtresiz çıkan kahkahaları ve tabii çocuklar: dirayetli, her koşula ayak uyduran, her şeye muhtaç ama çoktan ununu elemiş gibi görünen çocuklar aklımda kalanlar oldu.

Siem Reap’in ardından Battambang geldi. Siem Reap’teki kalabalığın ardından Battambang sanki terk edilmiş, boş bir şehir gibiydi. Battambang’da köylere yaptığımız tuk-tuk yolculukları, doğa ve insan manzaralarının başkalığı, güzelliği ve zamanda yolculuk hissi unutulmazdı. Bir de tabii Battambang’da sürpriz bir şekilde hava soğuktu. LG mağazasından odamızın içine kadar gelen disko havalarını, odamızın binlerce dolar değerindeki ahşap mobilyalarını, devasa balkonumuzu, yarasa mağarasını, yerel pazar turlarımızı şimdiden unutulmazlar arasına alıyorum.

Battambang’dan sonra otobüsle başkent Phnom Penh‘e geldik. Kamboçya’daki otobüs yolculuklarının en çarpıcı özellikleri bir agresif klima, iki otobüste kesintisiz dönen video klipler. Klima kapanmıyor, kısılmıyor. Hazırlıksız yakalanmamak, sıkı giyinmek gerek. Video kliplere yapacak bir şey yok. Bir süre sonra insan duymuyor artık. Sesi sonuna kadar açık Kamboçya halk şarkıları.

Phnom Penh’in en özel yanı, yeni yıla burada girmemiz oldu. Beklediğimden küçük bir şehir ama turistlerin rahatı Kamboçya halkının rahatından daha çok düşünülüyor, bunu (üzülerek) söyleyebilirim. Ülkede grev var, her gün sokak gösterileri var ama internette okumasak, haberlerde görmesek, farkına varmamız mümkün değil. Resmen bizden kaçırıyorlar.

Mekong Nehri, planlı yapılaşma (şimdilik), kuralsız trafik, genç nüfus ve yılbaşı hediyemin lavaboya düşüp gözden kaybolması, lavabo başında dona kalmam, otele gelen tesisatçının boruyu sökerek hediyeyi bulup beni sevindirmesi ve benimle birlikte benim kadar sevinmesi, henüz Phnom Penh’den çıkmadığımız için taze taze aklımda.

Sıradaki durak Sihanoukville, deniz kenarı. Eh, biraz yüzmenin vaktidir.

Kamboçya, Phnom Penh’de Yeni Yıl

fcc

Phnom Penh’de yeni yılı karşılamak için FCC, nehir manzarası ve lezzetli yemekleri ile iyi bir seçim oldu. Restoranda saat 19.00’a kadar ‘happy hour’ imiş (bir alana bir bedava); ilk içkilerimiz çifter çifter geldi. Rezervasyonsuz gitmemize rağmen yer bulduk ama biz biraz erkenciydik. Akşamın ilerleyen saatlerinde barda masa beklemek zorunda kalanlar olduğunu gördük.

yol

Yemeğin ardından biraz kalabalığı ve duran trafiği izleme keyfi yaptık. Bütün şehir, nehir kenarına akın etmekteydi.

yilbasi

baloncu

Sahil iyice dolunca, kalabalığın arasına karışma vakti geldi. Sahili boydan boya turladık. Aslında Kamboçya, yeni yılı Tayland’da olduğu gibi, ay takvimine göre Nisan ayında kutluyor. Bu yüzden yılbaşına özel geleneksel herhangi bir tören yoktu. Şehirdeki turist sayısı da nispeten düşük olduğundan yılbaşı öncesinde de süslemeydi, alışverişti, herhangi bir yeni yıl çılgınlığı yaşandığına şahit olmadık. Aslında 31 Aralık’ta Phnom Penh’i turlarken, hangi günde olduğumuzu bilmesek, ‘bugün yılbaşı’ demek zor olurdu. Belli ki özel bir gün için toplanılmış ama ne; soru işareti olarak kalırdı herhalde.

tutsu

Sahildeki türbelerin önünde yeni yılı dualarla karşılayanları izledik, tütsü yakıp ibadet ettiler.

phnompenhriver

Saat 12’yi geçtiğinde kalabalıktan önce bir uğultu ardından alkışlar yükseldi. Büyük bir kalabalıktan aynı anda mutluluk nidaları yükselmesi bence her zaman coşku verici, kayıtsız kalmak imkansız. Biz de birden çok sevindik yeni yıla girdik diye.

havai

Az bir gecikmeyle sahilin ilerisindeki bir noktadan havai fişek atılmaya başlandı. Sahil boyunca havai fişeklerin patladığı, Bangkok ya da Singapur’dan örnek alınan kutlamalar acaba hangi yıla denk gelecek? Aklımdan geçmedi değil.

people

Havai fişek atılmaya başlanması ile birlikte bir an için duran trafik, gösteri biter bitmez kaldığı yerden kördüğüm olmaya devam etti. Biraz yürüyüp öyle tuk-tuka bindik.

Yeni yılı yeni  bir şehirde karşıladık, bol seyahatli bir yıl olmaya devam etsin 🙂