Chiang Mai’de İlk Günler

Chiang-Mai-Ping-teknePing Nehri

Chiang Mai’ye geleli sadece birkaç gün oldu ve nasıl bir yer olduğuna dair ilk düşüncem: denizi olmayan süper bir sahil kenti! Özellikle şehir merkezi (Old City) alçak binaları, ağaçlı sokakları, çiçekli ağaçları, su kanalları, kafeleri, dükkanları ile tam bir kafa dağıtma, rahatlama bölgesi. Denizden artık epey uzakta, Tayland’ın kuzeyindeyiz ama Chiang Mai Ping Nehri kenarına kurulmuş olduğu için suya hasret bir şehir değil.

old-city

Old City şehrin merkezi. Otellerin çoğu bu bölgede. Burmalılar’ın istilasından kalan tarihi surlar, bölgeyi bir karenin içine alarak çevreleyen su kanalları, çokça tapınak ve az önce sözünü ettiğim yeme, içme, alışveriş mekanlarının bolluğu, çoğu turistin kalmak için Old City’yi tercih etmesine neden oluyor. Hepsi birlikte bu bölgeye kendine özgü, sıcak bir hava vermiş. Kesinlikle örneğin bir Patong gibi dağınık ya da kaotik değil.

pui-orman-kelebek

Pui-Ulusal-Park

Old City’nin biraz dışına çıkıldığında ise doğal güzellikler başlıyor. Ormanlar, şelaler, trekking, bisiklet parkurları, hayvanat bahçesi gibi doğaya kendini atmak isteyenler için çok güzel yerler, ulusal parklar var. Hatta konaklamalı veya günübirlik turlar da düzenleniyor. Biz pek trekking insanları olmadığımız için bu turları es geçtik.  Biz yine motosikleti kiraladık ve kendi keyfimize göre etrafı turluyoruz. İlk rastladığımız ormana, Pui Ulusal Park‘a şöyle bir girdik ve güzel bir kelebek görüp sık ağaçların arasında kısa bir parkur yaptıktan sonra çıktık. Uzaktan fotoğraflara bakarken yeşili kucaklamak için can atıyor insan fakat gündüzleri cehennem sıcağında ormanda yürüyeni de bisiklete bineni de benim anlamam çok zor. 

trafik-chiangmai

Bisiklet dememin nedeni, burada yerlisi yabancısı bisiklet turizmini epey pompalıyor ama öyle görünüyor ki ne trafik ne de yollar buna müsait. Belki 10 yıl önce böyle değildi, hatta belki Thailer de bisikletliydi ama artık şehir merkezinin ve çevresinin pro olmayanlar için bisikletle gezmeye elverişli olmadığını kabul etmeli bence. 

kafeler

Elbette arayan her zaman lüksü bulur fakat genel olarak şehirde konaklamak, kahve içmek, yemek yemek, etrafta dolanmak makul fiyatlarda. Hele şu otantik şalvarlar, herhalde bedava. Ben bu kadar şalvarlı insanı saysam hayatım boyunca görmemiştim!

papaya-salad

Art Cafe’de papaya salatası süperdi. Thapae Gate meydanının hemen karşısında. 

Chiang-Mai-kanal

chiang mai kanal

 Old City’yi çevreleyen su kanalı.

Chiang-Mai-bikes

chiangmai-sokak

sokaklarchiangmai

kafeler-chiang-mai

Old City sokaklar.

tapinak-bahce

Şehir içindeki tapınaklardan biri 16 Kasım’da başlayacak olan Loi Krathong Festivali için hazırlanıyor.

Chiang-Mai-Ping-Nehri

Chiang-Mai-nehir

Ping Nehri kenarında gün batımı. Nehir, Old City’ye çok yakın.

Bangkok’ta 3 Gün

Siam-çanta-tamir

Sadece 3 gecedir Bangkok’ta olduğumuzu hesaplayınca inanasım gelmedi. Sanki bir on gün oldu. Yapılacaklar listemiz uzun olduğu ve zaman hep bir meşguliyetle geçtiği için olabilir. Listenin maddelerinden biri de furi‘nin çanta sapının sağlamlaştırılmasıydı. Neyse ki yakınlarımızda çilingir-terzi-tamirci bir amca bulduk. Siam Ibis Otel‘in hemen yanındaki 7/11’ın önünde oturuyor. Çantayı güzelce sağlamlaştırdı. Çanta demişken benim ‘kronik kırmızı bavul sendromum’ da devam ediyor. Uzun kalmalarda kullanışlı ama sık yer değiştirmelerde bavulumun sorunlu olduğu ortaya çıktı. Bir backpack edindim, umarım bu son bavul şikayeti konulu paragrafım olur.

Reno-Otel-Cafe-Siam

Otelimiz Siam tarafında Wendy House, hem hesaplı hem de her ihtiyacımızı karşılayan türden bir oteldi. Fakat biz yine de sık sık aynı sokaktaki Reno Otel’in kafesine musallat olduk.  Hem tostları hem de Americano’su bizi mest etti. Zaten 2. günün akşamı bahçesine girer girmez garsonlar ‘hot coffee?’ diye sorar oldular.

Bangkok-Skytrain

Otelin bir güzel tarafı da çok merkezde olması ve skytrain’in National Stadium durağına çok yakın olmasaydı. Bangkok’ta metronun bir kısmı yer altında değil de şehrin üzerinde dolaştığı için adı ‘skytrain’. Topkafa duymasın hemen yapıverir. Bangkok’un İstanbul’u aratmayan trafiğinden kurtardığı için süper bir araç ama şehrin ana caddelerinde yürürken tepemizde sürekli bir beton şerit var ve gökyüzü neredeyse görünmüyor. Klostrofobik bir yapı olduğu bir gerçek. Yine de Bangkok’a uğramak her zaman çok zevkli.

Bu arada Merkür de ne geri gitti ama değil mi? Az daha virüse kaptırıyordum ben bilgisayarı. Neyse ki teknoloji aşığıyım da, kurtardım zarar görmeden.

Laos Vizesi

Laos-Peoples-democratic-republic-flagYaklaşık 7 milyonluk nüfusu olan Laos, Asya rotamızın başlangıç noktasıydı. İnternette Laos vizesini şıp diye alan bir iki Türk vatandaşının yazılarını da okuyunca, kendimizden emin Bangkok’a varır varmaz Laos Konsolosluğu’nun yolunu tuttuk.  

Konsolosluk şehrin merkezine uzak kalıyor. Önce metro ile ‘Thai Culture Center’ durağına kadar gittik ve oradan da taksiye bindik. Konsolosluk sakindi. Hatta ilk önce içeride hiç görevli yok gibiydi, kapalı sandık. Sonra bir kadın geldi, ekspres vize almak için başvuracağımızı söyledik. ‘Hangi ülkedenseniz?’ diye sordu ve Türkiye’yi duyunca önümüze bir liste çıkardı. Listede sakıncalı ülkeler var ve bunlar Afganistan, Sierra Leone, Zambiya, Mozambik, Libya, Nijerya, Suriye, birkaç ülke daha ve Türkiye. Bu ülke vatandaşlarının vize alması için ilk önce evraklarının Laos tarafında incelenmesi gerekiyormuş ve bu da 10 günlük bir inceleme süresiymiş. Sonunda da vize garanti değil. Büyük şok!

Biz de birkaç gün içinde Chiang Mai’ye geçeceğimizi ve böyle bir bekleme lüksümüz olmadığını söyleyerek, evrak falan vermeden çıktık. Tabii insan önce sinirleniyor. Bir Türk dünyaya bedel olduğu için???, ‘sizin ülkenize kalmadık’ diyor. Etrafa şöyle bir bakınca burada 20 yaşındaki Avrupalı bebeler elini kolunu sallaya sallaya Asya’da her ülkeye girip çıkıyor. Fakat düşününce, aslında suç Laos’un değil. Acaba biz o listeye nasıl girdik? Türkler’in kara listede olmasına neden olanlar acaba ne haltlar karıştırdılar?

Tekrar internet başına oturup Laos vizesi alanlar kimler, nasıl aldılar, biraz daha bakalım dedik. Fakat gördük ki yakın zamanda bizim gibi, bir tura dahil olmadan başvuran Türkler hep aynı 10 günlük inceleme süresine tabii tutulmuşlar. Çoğu kişi de beklemeye vakti olmadığından başvurudan vazgeçmiş.  İncelemenin ardından ne oluyor, orada sorun çıkıyor mu çıkmıyor mu, o kadarını incelemedik.

Bunun üzerine biz de oturduk ve rotamızı haritada Laos ve Vietnam (Vietnam’a vize zorluğunu zaten baştan biliyoruz) yokmuş gibi çizelim dedik. Kamboçya, Malezya, Filipinler, Singapur, Hong Kong, Güney Kore, Tayvan, Japonya, Sri Lanka, Bali arasında bir yol belirlemeye çalışacağız. Şu an yılbaşının yaklaşması (yer sorunu çıkıyor) ve her ülkenin iyi sezonunu yakalamak için doğru tarihi seçmek gibi zorluklar var.  Fakat başa dönersek, Laos’un listeden çıkmasıyla sıradaki durak Kamboçya olacak gibi.

Phuket – Bangkok Arası Otobüs Yolculuğu

otobus-garPhuket’teki otobüs garı Phuket Town‘a birkaç kilometre uzaklıkta. Niye bilmiyorum, otobüs garı deyince kendimi kaotik bir ortama hazırlamıştım ama hiç öyle değildi. Patong’dan bindiğimiz taksiyle gara ulaştıktan sonra otobüsler hemen karşımızdaydı. Biletimizi önceden yine bu gardan almıştık, bilette yazan peron numarasına bakarak otobüsümüzü de zorluk çekmeden bulduk. Tek yapmamız gereken biraz bekleyip saati geldiğinde binmek oldu. Söylenenlere göre, erkenden bilet almadan, yola çıkmak istediğin gün gitsen de garda mutlaka otobüs ve yer bulabiliyormuşsun.  

bangkok-otobus

Dışarıdan iki katlı görünen otobüslerin esas yolcu katı üst kat. 24 kişilik VIP otobüsler olarak geçiyorlar. Farklı farklı şirketler var bu hizmeti veren ama hepsi güvenilir değilmiş. Bazıları bavulları kaybediyormuş. Biz Phuket Travel Tour‘u seçtik, memnun da kaldık. Ama hangisi iyi hangisi kötü karar veremeseydik, devletin işlettiği VIP otobüsler en çok tercih edilenlerin başında geliyor.

otobus-iciVIP otobüsler 50 kişilik otobüslere göre daha pahalı ama koltuklar, arkadaki yolcuyu hiç sıkıştırmadan, 135 derece geriye yatıyor ve ayaklarını da uzatabiliyorsun. Bangkok’a yolculuk 12 saat sürdü ama yolun yarısından çoğu uyuyarak geçti. Son derece rahattı. Keşke her yöne olsa bu otobüslerden.

Saat 00.30’da 20 dakikalık bir mola verdik. Bu da yolculuğun tek molasıydı. Mola yerinde inince ‘Hah, İkbal Tesisleri’ne geldik.’ dedim. Demek, otobüs molası evrensel bir organizasyon. Dünyanın bir ucunda da aynı şekli almış. Hediyelikler, yemekçiler, masalar, tatlılar, tuvaletler. Gece yarısı olması nedeniyle pek dişimize göre yiyecek bulamadık. Ya çok acı ya çok tatlı görünüyordu yemekler. Küçük bir kafeden üzümlü kek ve kahve aldık. Ayrıca çantamızda püskevitlerimiz de vardı tabii.

otobus-soforYola çıkmamıza yarım saat kala 5 kutu enerji içeceği içen şoförümüz, kalp krizi geçirmeden yolu tamamladı.  Yolculuk rahattı ama saat 19:00 otobüsüne bindiğimiz için karanlıkta ‘etrafı seyrede seyrede’ tarzı bir seyahat olamadı. Dışarıda güzelim bir manzara olduğunu bildiğin halde pencereden dışarısını barut rengi görmek bu yolun tek dezavantajı oldu. 

otobus-yolcularyolcu-beklemegarda-masajbekleme-salonu

Tayland’da Güney’den Kuzey’e Doğru

Phuket’te son gece, yarın Bangkok’a doğru yola çıkıyoruz. 24 kişilik VIP otobüsler var, eh macera değil mi, deneyelim dedik. Yorumlar yolculuğun ardından.

Uzak kaldığımız 4 ay sonrası Phuket’te pek değişiklik yok. Birkaç yeni bina / dükkan, yol yapımı belki. Tanıdık pek çok yüz gördük. Her zaman uğradığımız yerlerde hemen tanıdılar bizi. Dışarıdan şöyle bir eski evimze baktık, çoktan tutulmuş, balkonuna çamaşırlar asılmış. Bir de yeni adet, artık döviz bozdururken pasaport gösterme zorunluluğu gelmiş. Sahte dövize karşı bir önlem herhalde.

Rota da en azından bu ay için netleşti diyebiliriz. Bangkok sonrası Tayland’ın kuzeyine geçeceğiz. Chiang Mai ve ardından Pai. Otel rezervasyonlarını şimdiden yaptık çünkü yüksek sezona doğru ilerledikçe yer bulmak zorlaşıyor. Yol planlamanın yüksek bir temposu var. Ne kadar ‘rahat olalım’ desek de rezervasyon, vize, ulaşım için erken davranmak gerekiyor.

Tayland vizemizin süresi dolmuş olacağı için Aralık’ta başka bir ülkeye geçmiş olmalıyız. Laos olsun dedik. Bangkok’ta Laos konsolosluğundan vize alacağız. Laos eskiden sınırda vize basıyormuş ama bu uygulama kalkmış. Neyse ki konsolosluktan Bir iki saat içerisinde vize alma imkanı varmış. Düzeltme: Laos Türkler’e vize vermemek için 8 takla atıyor.

Fotoğraflar aksıyor ama birkaç gün içerisinde yazılara bolca foto eklenmesi üzerine çalışmalar da sürüyor.