Yi Peng 2013, Fener Festivali

maejoelanterns

Chiang Mai’ye geldiğimiz günden beri her günümüzün ana başlıklarından biri de ‘Floating Lantern Festival’ (Havada süzülen fener festivali diye uzunca dilimize çevrilebilir) idi. İlk olarak Loi Krathong festivali ile aynı şey olmadığını kavradık. Ardından sıra geldi tam gününü ve ana etkinliğin nerede olacağını öğrenmeye. Bu biraz zahmetli bir iş çünkü yerlisi, yabancısı her kafadan bir ses çıkıyor. Loi Krathong’dan bir hafta önce diyenler, bu ikisi aynı şey diyenler, bu yıl kutlanmayacak diyenler… Sonunda 16 Kasım’da, Mae Joe Üniversitesi’nde on binlerce kişinin aynı anda havaya dilek feneri atacağını öğrendik. Üniversitenin Facebook sayfası kesin bilgi için en doğru adres. En az on bin kişinin bir araya geldiği belirtilen (ki gerçekten de öyle kalabalıktı) bir olay nasıl olur da son güne kadar bu kadar gizemli kalır, hala anlamış değilim. 

maejoeuniversity

Mae Joe Üniversitesi merkeze 10 – 15 kilometre uzaklıkta. O tarafa çok trafik olacağından motorla gitmenin daha doğru olacağını düşündük ki, kesinlikle doğru bir kararmış. Ara ara özellikle ışıklarda biriken araç kuyruklarını çok rahat atlattık. Akşam 6’da başlayacak tören için saat 4’te oradaydık fakat buna rağmen kalabalık çoktan toplanmıştı. Üniversiteye ulaştığımızda bir insan selini takip ederek tören alanına geldik.

YiPeng ChiangMai 013

İçeri girdikten sonra dilek fenerimizi aldık ve tören alanında bir meşalenin yanında yer kapıp oturduk. Tabii sonrasında meşale yanı falan kalmadı, herkes bulduğu en ufak metrekareye sığıştı. 

monksyipeng

YiPenginsanlar

Tören için monklar kendilerine ayrılan platformda, bir Buda heykeli önlerinde yerlerini aldılar. Saat 18:00 – 20:00 arası sesli dualarla meditasyon yaptılar. Bu sırada aslında bizim de meditasyon yapmamız gerekiyordu ama toplanan kalabalık sabırsız okul çocukları gibiydi.

maejoemonks

yipeng-toren

Hem Thailer hem yabancılar, hadi ne zaman fener uçuracağız haylazlığıyla, bir süre sonra mır mır olmaya başladı.

yipeng-festivali

Duaların ardından bir anonsla, baş monklardan birinin önce hepimizin, tüm dünyanın iyiliği için dua ettireceği ve ardından bir işaretle fenerleri havaya bırakacağımzı söylendi. Herkes ayaklandı. Thailer duaya hep bir ağızdan katıldı. 

floating-lantern

lanterns

Dua bittiğinde fenerleri hazırlayın anonsu geldi. Meşaleler yakılıp onların ateşiyle fenerler şişirlidi ve herkes hazır konumunu aldı. O heyecanla işaretten çok önce fenerler havalanmaya başladı. Biz de hemen fenerimizin altını yaktık ve havayla dolmaya başladı. Ben gidip tabii en büyük aile boyunu aldığım için ilk önce olmayacak herhalde diye bir panikledim ama neyse her şey yolunda gitti, fenerimiz hiç sekmeden havaya süzüldü.

dilek-fenerleri

Derken bir havai fişek sesiyle işaret geldi ve işte tarifi olmayan o an:

lanternfestival2013

İnanılmaz coşkulu bir atmosfer, sürekli mutluluk sesi çıkaran insanlar, el çırpanlar, havaya uçan dualar, iyi dilekler ve tabii fenerlerin mükemmel sarı ışığı, hiçbir şeye benzemeyen, çok acayip bir görüntü. Ah keşke anlatabilsem. Şimdi bile yine gözlerim doldu. Fenerler iyice havalanına kadar yaklaşık 1,5 – 2 dakikalık bir süre bu ama buraya kadar gelmeye, her zahmete değer.

fenerfestivalitayland

floatinglantern

Bu festivalde fener uçurmak büyük bir sevap ve Buda’ya saygı gösterisi sayılıyor. Işık yayarak yükselen fener tıpkı Buda’nın yaptığı gibi, bizim de doğru yolu bulma isteğimizi simgeliyor.

yuzenfenerler

floatinglanterns

Fenerlerin topluca ilk bırakılışının ardından, ‘hadi gidin’ anonsu gelene dek bir saat daha alandakiler fener uçurmaya devam etti. Foto çekmek kolay değil çünkü hem etraf karanlık hem de fenerler sürekli hareket ettiği için netlik sorun oluyor. Hepsinden önemlisi ise fotoğrafa dalıp çıplak gözle bu görüntülerin ve anın tadını çıkarmayı unutmamak, iyi dilekler dilemeyi ihmal etmemek gerekiyor! 

maejoe

Biz alanı terk ederken, Loi Krathong’u unutmayanlar da vardı ve üniversitenin içindeki gölete çiçeklerini bırakıyorlardı.

yipengcikis

Çıkışta hem yemek standları, hem tur grupları hem de park yerinden çıkan arabalar inanılmaz bir yığılmaya neden olmuştu. Birkaç yüz metrelik yolu tam bir saatte aldık. Yine de herkes sabırlıydı. Fenerlerin coşkusunu bu çıkış işkencesi bile söndüremedi.

Chiang Mai Tapınaklar

buddha

Chiang Mai pek çok önemli tapınağa ev sahipliği yapıyor. Önemli çünkü her birinin kendine özgü, diğerlerinden ayrılmasını sağlayan, sağlam bir nedeni var. Tayland tarihindeki önemli krallıklardan Lanna Krallığı izleri taşıyanlar, 700 yıllık geçmişi olanlar veya som altınla kaplanmış anıtlar şehri açık hava müzesine dönüştürmüş durumda. Hepsinin kapıları bütün gün açık. Düne kadar çok rahat geziyorduk fakat yarın Loi Krathong Festivali başlıyor ve şehir bir anda hınca hınç doldu.  Her yerde renkli kağıt fenerler asılı ve turistler sabırsız bir şekilde festivali şimdiden başlatmaya uğraşıyorlar.

Az daha… Şehir doldu ama biz az daha bu özel hafta sonunu kaçırıyorduk. Ben festival Ekim ayında oldu bitti sandığım için, kuzey tarafı seyahatini de kendi keyfimize göre planladık. Geldikten sonra bir de tarihlerimize baktık ki,  ayın 16’sında bütün dünya Chiang Mai’ye akarken, tam festival günü, biz başka bir şehre doğru yola çıkıyoruz! Aslında bu hafta sonu bütün ülkede Loi Krathong etkinlikleri, kutlamaları var ama Chiang Mai, şu meşhur binlerce kağıt fenerin aynı anda gökyüzüne bırakıldığı fotoların çekildiği, bu festival için en doğru yerlerden biri.  Çünkü burada aynı tarihte düzenlenen ve Loi Krathong ile birleşen bir diğer festival Yi Peng sayesinde, kutlamalar iyice zenginleşiyor. Hemmen bu yanlışı düzelttik tabii ama kalacak yer bulmak kolay olmadı! Otel bulamasaydık artık sokakta sabahlayacaktık herhalde.

chediluang

Tayland’daki en önemli Buda heykellerinden, artık Bangkok’ta bulunan Zümrüt Buda’nın (The Emerald Buddha) gerçek evi, Wat Chedi Luang. Tapınağın yüksekliği 60 metre ve ona duyulan saygıdan dolayı, Old City’de bu anıttan daha yüksek bir bina inşa edilemiyormuş.

wat phra sing

wat-chedi-luang

Wat Phra Singh ve Wat Chedi Luang’da Budizmin özünü kavramaya yardımcı alıntılar çok hoşuma gitti. Böyle onlarcasını tapınağın çevresinde ağaçların arasında dolaşırken okumak mümkün.

wat-phan-tao

Bugün ziyaret ettiğimiz tapınaklardan bir diğeri, Wat Phan Tao küçük bir tapınak ama festival için en hummalı çalışma da gördüğüm kadarıyla buradaydı. Festival deyip duruyorum ama tabii aslında Loi Krathong, dini anlamda özel bir gün. Her tapınakta törenler olacak, gökyüzüne fenerler, suya mumlar ve çiçekler bırakılacak. Ayrıntıları artık festivalin ardından yazacağım.

Güzel foto çekemezsem çok ağlarıım..

Chiang Mai’de İlk Günler

Chiang-Mai-Ping-teknePing Nehri

Chiang Mai’ye geleli sadece birkaç gün oldu ve nasıl bir yer olduğuna dair ilk düşüncem: denizi olmayan süper bir sahil kenti! Özellikle şehir merkezi (Old City) alçak binaları, ağaçlı sokakları, çiçekli ağaçları, su kanalları, kafeleri, dükkanları ile tam bir kafa dağıtma, rahatlama bölgesi. Denizden artık epey uzakta, Tayland’ın kuzeyindeyiz ama Chiang Mai Ping Nehri kenarına kurulmuş olduğu için suya hasret bir şehir değil.

old-city

Old City şehrin merkezi. Otellerin çoğu bu bölgede. Burmalılar’ın istilasından kalan tarihi surlar, bölgeyi bir karenin içine alarak çevreleyen su kanalları, çokça tapınak ve az önce sözünü ettiğim yeme, içme, alışveriş mekanlarının bolluğu, çoğu turistin kalmak için Old City’yi tercih etmesine neden oluyor. Hepsi birlikte bu bölgeye kendine özgü, sıcak bir hava vermiş. Kesinlikle örneğin bir Patong gibi dağınık ya da kaotik değil.

pui-orman-kelebek

Pui-Ulusal-Park

Old City’nin biraz dışına çıkıldığında ise doğal güzellikler başlıyor. Ormanlar, şelaler, trekking, bisiklet parkurları, hayvanat bahçesi gibi doğaya kendini atmak isteyenler için çok güzel yerler, ulusal parklar var. Hatta konaklamalı veya günübirlik turlar da düzenleniyor. Biz pek trekking insanları olmadığımız için bu turları es geçtik.  Biz yine motosikleti kiraladık ve kendi keyfimize göre etrafı turluyoruz. İlk rastladığımız ormana, Pui Ulusal Park‘a şöyle bir girdik ve güzel bir kelebek görüp sık ağaçların arasında kısa bir parkur yaptıktan sonra çıktık. Uzaktan fotoğraflara bakarken yeşili kucaklamak için can atıyor insan fakat gündüzleri cehennem sıcağında ormanda yürüyeni de bisiklete bineni de benim anlamam çok zor. 

trafik-chiangmai

Bisiklet dememin nedeni, burada yerlisi yabancısı bisiklet turizmini epey pompalıyor ama öyle görünüyor ki ne trafik ne de yollar buna müsait. Belki 10 yıl önce böyle değildi, hatta belki Thailer de bisikletliydi ama artık şehir merkezinin ve çevresinin pro olmayanlar için bisikletle gezmeye elverişli olmadığını kabul etmeli bence. 

kafeler

Elbette arayan her zaman lüksü bulur fakat genel olarak şehirde konaklamak, kahve içmek, yemek yemek, etrafta dolanmak makul fiyatlarda. Hele şu otantik şalvarlar, herhalde bedava. Ben bu kadar şalvarlı insanı saysam hayatım boyunca görmemiştim!

papaya-salad

Art Cafe’de papaya salatası süperdi. Thapae Gate meydanının hemen karşısında. 

Chiang-Mai-kanal

chiang mai kanal

 Old City’yi çevreleyen su kanalı.

Chiang-Mai-bikes

chiangmai-sokak

sokaklarchiangmai

kafeler-chiang-mai

Old City sokaklar.

tapinak-bahce

Şehir içindeki tapınaklardan biri 16 Kasım’da başlayacak olan Loi Krathong Festivali için hazırlanıyor.

Chiang-Mai-Ping-Nehri

Chiang-Mai-nehir

Ping Nehri kenarında gün batımı. Nehir, Old City’ye çok yakın.

Bangkok – Chiang Mai Otobüs Yolculuğu

bus-terminal

Ağır ağır, bir yerde uzun süre durarak seyahat etme biçimine yavaş seyahat (slow travel) deniliyormuş. Slow food, slow city gibi bu da modern hayatın git gide hızlanmasına karşı bir tepki olarak ortaya çıkan ‘yavaş hareketi’ (slow movement) felsefesinin bir parçası olarak görülüyormuş. 1 ayda 5 ülke görmek gibi bir hırsa kapılmayıp 5 ayda 1 ülke görmeyi tercih eden bizim gibilere böyle havalı bir kategori açılması, hoş. Bulunduğun yerdeki gündelik hayatı tanımak, orada bir rutin oluşturmak, favori bir kafe belirlemek, esnafla selamlaşmaya başlamak, yavaş seyahati alışılagelmiş ‘tatil’ ya da tur anlayışından ayıran özellikler.

gar-bilet-satis

Nereye bağlayacağım, biz tabii bu slow felsefesinin tadını iyice çıkarttıktan sonra nihayet Phuket – Bangkok güzergahından ayrılıp ilk kez Tayland’ın kuzeyine doğru otobüsle yola çıktık. Otobüs konusunda artık biraz tecrübemiz de olduğu için bu kez önceden bilet ayırtmadan, doğrudan Chatuchak‘taki yeni otogara gittik. Yan yana sıralanmış gişelerden hem Chiang Mai biletlerini hem de Kamboçya, Siem Reap biletlerini kolaylıkla aldık.

terminal-ici

terminal-bahcesi

thai-bebek

arada Thai böceği sevdik

cantalarçimenlere yayıldık

Normalde otobüs beklemek sıkcıdır ama biz bu garı ilk kez gördüğümüzden hadi dışarıda oturalım, şimdi içeri bakalım, sen yemek bölümünü bul, ben tuvalete bakayım, fotoğraf çekeyim, Wifi bulayım gibi  etkinliklerle birkaç saati kolayca devirdik.

chiang-mai-gar

9 saat süren Bangkok – Chiang Mai yolculuğu yine salon salamanje yolcu bölümüne sahip 32 kişilik otobüsle gayet rahat geçti. Bir kez mola verdik ve sabah gün ağırdığında Chiang Mai garındaydık. Hemen bir tuk-tuk çevirip şehir merkezi Old City‘deki otelimiz CM Apartment‘a geldik.

tuktuk

Tuk-tuklar Bangkok gibi Chiang Mai’de de oldukça uygun fiyatlarda. Gardan otele epey bir yol için 100 baht verdik. Şehir içinde de indi bindi için 50 baht alıyorlar. Phuket’te indi bindi 200 bahttı ve bu tuk-tuk kazığı Tayland genelinde sadece Phuket’te böyle.