Savunma Bakanları

ministers

Avrupa’nın 5 ülkesinden, savunma bakanlarının toplu fotoğrafı. Vatandaştan öte bir kadın olarak gıpta ile bakıyorum ve ‘aman Batı hayranı sanmasınlar’ diye hiç kasamayacağım. Kim ne düşünürse buyursun, gelsin. Ben ne diye kendimi savunacağım; o bana biraz bıyık savunsun.

Diren Gezi Parkı #4

ofke

On gün önce, olayların iktidardakiler tarafından tırmandırılmasına dair okuduğum bazı teorilere ‘acaba bu mu?’ diye yaklaşıyordum. ‘Kendi halkını kışkırtarak, aşağılayarak başbakan ve ekibi nereye varmak istiyor olabilir?’ diye uzun uzun yazıyordu çeşitli gazeteci, akademisyen ya da diğer görüş bildirenler.

Bugünkü kişisel düşüncem ise olan bitenin ardında strateji falan olmadığı. RTE’nin beğenilmemeyi, takdir edilmemeyi kendine yedirememesinden başka bir derinliği yok bu kaosun. Orta Doğu’nun en başarılı lideri, büyük usta, heybetin yeter diye bütün dünya onu pohpohlarken, nasıl oldu da kendi ülkesinde halk bu kadar nankör olabildi? Anlayamadığı, kızdığı ve kızdıkça dozu gün be gün artan bir şiddetle cevap verdiği soru bu.

Olan biteni izlerken yapılan konuşmalara, seçilen kelimelere bakıyorum. Uzay gemisinden, telekineziden, Avrupa Parlamentosu’na yazılan mektubun dilinden, Melih Gökçek’in mesajlarından, Vali Mutlu’nun, Egemen Bağış’ın konuşmalarından ve bütün o diğer bakan, vali, milletvekili, belediye başkanı, müdür sıfatlı kişilerin açıklamalarından sonra benim anladığım, Türkiye’nin gerçekten inanılmaz şanslı bir ülke olduğu:

Çünkü bunca iki lafı bir araya getiremeyen, emir kulu olmak dışında ‘olmak’ nedir bilmeyen, siyaset, tarih, toplum, insan, kriz, ilim-bilim nedir, nasıldır hiçbir fikri olmayan bu yöneticilerle bu ülke niye hala çöl olmadı; niye bizler aç susuz sokaklarda sürünmüyoruz, başka türlü açıklayamıyorum.

Ayh!

fat

Gezi direnişine futbol katacaksak elbette Çarşı’nın yerini kimse alamaz. Fakat ben Fatih hocayı anmak istedim ve anlamak istemeyene ‘what can I do sometimes?’. Gerçekten.

RTE bugün bir açıklama daha yaptı (Tunus’tan!) ve inadım inat kıçım iki kanat adlı müthiş stratejisinden bir adım geri gitmeyişi, borsanın da yeniden yere çakılmasıyla taçlandı. Borsaya işim düştüğünden değil de, yatırımcılara hiç olmazsa çapulculardan daha çok değer verir, tavrını yumuşatır diye bekliyordum. Olmadı.

Birkaç makale okudum, kim bu gençler diye çözümlemeye çalışıyorlar. Onlar anlattıkça, analiz ettikçe iktidardakiler ya da iktidara aday olanlarla bu gençler arasındaki uçurumun büyüklüğü iyice göze çarpıyor. Ne yazık ki bu artık bizim meclisin yakalayabileceği bir tren değil.

Haberleri takip etmek dışındaki Phuket gündemimize bakacak olursak, artık yavaş yavaş evi topluyoruz. Toplamak yanlış oldu aslında, daha çok bavulların hafif olması için eşyalarımızı ayıklıyoruz. Ay sonu, İstanbul öncesi bu evden temelli çıkacağız ve yazdan sonra -olabilirse Phuket dışı planları yürürlüğe koyacağız.

Filistin & İsrail Halkı

David Silverman / Kudüs’te Filistinli bir kız çocuğu, 2009

İsrail ordusu, yardım taşıyan sivil gemilere ateş açtı ve onlarca insan öldü ya da yaralandı. İsrail halkı İsrail hükümetinin bu politikasını kınıyor mu? Bir ülkenin vatandaşı olmak, devletin her hamlesini futbol takımı tutar gibi yensek de yenilsek de mantığıyla desteklemeyi getirmemeli beraberinde. Yaşananlar buradan bakınca vahşet oradan bakınca hak olamaz. Bugün Filistin halkına Türkler tarafından gösterilen bu duyarlılık sıra kendi öz eleştirimizi yapmaya geldiğinde de ortaya koyulmalı. Bu protestolar İslam adına değil insanlık adına yürütülmeli.

27 Mayıs 1960

1960 darbesi sonrası tutuklanan Menderes, intihar teşebbüsünün ardından revirde subaylarla.